İDA Kent Hakkı Söyleşileri 12 – Mücella Yapıcı & Akif Burak Atlar – İstanbul’da Kentsel Müdahaleler ve Mücadele

 

İDA Kent Hakkı Söyleşilerinin on ikincisi ve sonuncusu, Mücella Yapıcı ile Akif Burak Atlar’ın katılımı ile 17 Şubat 2022 Perşembe akşamı, İKHM’den Bilge Martan ve Aydın Arı’nın kolaylaştırıcılığı ile yapıldı. Programa Gazhane Çevre Gönüllüleri adına katılması beklenen sevgili Maya Arıkanlı Özdemir, rahatsızlığı nedeniyle söyleşimizde ne yazık ki bulunamadı.       

Çok uzun yıllardır kentsel ve toplumsal mücadelenin içinde olanca gücüyle emek veren Yüksek Mühendis – Mimar Ayşe Mücella Yapıcı, ağırlıklı olarak “Neo-liberal Dönemde İstanbul’un Kentleşme Deneyimi” üzerinde dururken, halen İstanbul Planlama Ajansı‘nda İPA Enstitü Koordinatörü olarak çalışan Akif Burak Atlar’ın odağı, “Kent Meselesinin Demokrasi ve Yurttaşlık Hakkıyla İlişkisi ve ŞPO Deneyimi” idi. 

Mimarist Dergisi’nin 58’nci sayısında İstanbul’da kentsel müdahalelerle mücadelenin bütün tarihinin çok iyi bir haritası olduğunu anımsatarak sözlerine başlayan Mücella Yapıcı, “İstanbul, Türkiye’de bugün konuştuğumuz mega-projelerin merkezidir ve hatta İstanbul’un kendisi bir mega-projedir” dedi. 1970’lerden itibaren “İstanbul’u nasıl satmalı, küresel kentler sıralamasına nasıl sokmalı” gibi soruların sorulmaya başlandığını söyleyen Yapıcı, 1970’leri ve ilk Boğaz Köprüsü’nü hatırlarken, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının, “İstanbul’a değil, Zap Suyu’na köprü” şiarıyla Zap Suyu üzerinde inşa etmeye çalıştıkları köprüyü en önemli mücadelelerden biri olarak andı. Hikâyeyi 1970’lerden başlatan sevgili Yapıcı; 12 Eylül darbesini müteakip kenti ve mekânı hedefleyen yasal düzenlemeleri, Bedrettin Dalan dönemindeki “Essen Planı”nı, ilk Tarlabaşı yıkımlarını, Beyoğlu Güzelleştirme ve Dayanışma Derneği’nin kuruluşunu, Gökkafes ve Park Otel mücadelelerini, 1999 Marmara Depreminin yarattığı kırılmayı anımsattıktan sonra, 2005 yılında MİPİM’de İstanbul’un mega-projelerinin “görücüye çıkarıldığı”nı söyledi.  

Haydarpaşa mücadelesinin, sadece kamusal olan, kamunun kullandığı bir alan için örgütlenmiş olması itibariyle önemini vurgulayan Yapıcı, Haydarpaşa Dayanışması’nı kent hakkı mücadelelerinde özel olarak anmak gerektiğini söyledi.    

Emek sineması direnişi, Taksim yayalaştırma projesi ve Gezi direnişi, Taksim Dayanışması Yapıcı’nın anlatımındaki son uğraklarıydı. Yapıcı, mücadelede bir aradalığın, ortak mücadelenin çok önemli olduğunun altını çizerek ve “Ne zaman Türkiye kentsel hayatında çok ciddi kırılmalar olmuşsa o tarihlerin demokrasinin kırıldığı noktalarla kesiştiğini görürsünüz, dolayısıyla kent hakkı mücadelesi aynı zamanda demokrasi mücadelesidir” diyerek konuşmasına son verdi.   

Akif Burak Atlar, yasa yapma yetkisini kullanarak mekânsal müdahalelerin önündeki engellerin kaldırılmasının son 10 yılın önemli bir politik aracı olduğunu söyleyerek konuşmasına başladı. Bu sürecin topluma Çevre ve Şehircilik Bakanlığı gibi yeni bir bakanlığı hediye ettiğini ama ne bakanlığın kuruluşunun ne de Afet Kanununun kentlerin dayanıklılığın artması lehine olabildiğini belirtti. Son olarak karşımıza çıkan “imar barışı”nın da afet karşısındaki kırılganlığı daha da artırmanın bir aracı haline geldiğini söyledi.

“2009’dan bugüne saymakla bitmeyecek mücadeleleri hep birlikte yaşadık” diyen Atlar, bu süreçte Şehir Plancıları Odası, Mimarlar Odası ve TMMOB’a bağlı diğer meslek odalarının, bireylerin sivil oluşumların da katkılarıyla kazanımları olduğunun da altını çizdi. “Bununla beraber, önemli kayıplar verdik, Üçüncü Havalimanı ve Üçüncü Köprü, bunun en çarpıcı iki örneği” dedi.        

Atlar, konuşmasına, her şeye rağmen geleceğe umutla bakmamızın önemini vurgulayarak son verdi. 

Tamamına YouTube kanalımızdan ulaşabileceğiniz söyleşimiz, kolaylaştırıcılar Aydın Arı ve Bilge Martan ile dinleyicilerin katkı ve sorularıyla devam etti.     

Font boyutlandır
Kontrast
İzmir Kent Hakkı Merkezi