İzmir Kent Hakkı Merkezi

ÇIKIŞ NOKTASI

İzmir Kent Hakkı Merkezi Projesi; ülke düzeyinde haklar alanının daraltılmış olması karşısında, yerel düzeyde demokratik ve özgürlükçü usullerle geliştirilebilecek ortak yanıtların, araçların, çözümlerin ve mekânların oldukça önemli olabileceği anlayışından yola çıkıyor.

Proje, insan haklarını ve demokrasiyi yeniden talep etmek ve yurttaşların meşru özgürlük taleplerini cisimlendirecek yeni cümleler kurmak yönündeki ivedi ihtiyacın ayırdındadır. Bunun, yeni hedefler koyup yeni uygulama modelleri geliştirmekle mümkün olabileceğini iddia ediyor. Yerel ölçeğin de yeni modeller denemeye son derece elverişli bir düzey olduğunu öne sürüyor.

AMAÇLARI

Bu proje; hakları en fazla tehdit altında olan, sesi en az duyulan ve güçsüzleştirilmiş kesimlerin haklarına odaklanan ve birlikte yönetmeye talip olan bir şehir projesi olarak tanımlanabilir. Bu projeyle;

  • Araştırmacıları, belediyeyi, sahadaki insanları, aktivistleri, hedef gruptaki hemşerilerle bir araya getirmek,
  • Bir dizi “dinleme” etkinliğinin ardından, hemşerileri, gerek – hakkı olan – yerinden yönetime katılmak gerekse kendi yaşam alanının yönetimiyle ilgili yeni mekanizmalar üretmek yönünde yüreklendirmek,
  • Hem hemşerilerin kendi arasında hem de hemşerilerle yerel yöneticiler arasında hakikî bir diyaloğu teşvik etmek,
  • Şehir sakinlerinin gündelik hayatlarında karşılaştıkları kritik sorunları mesele edinecek bir hak merkezi kurmak,
  • Bizzat bu sorunları kolektif hakların ihlâli olarak tarif edecek bir perspektifin kurulup yerleşmesini sağlamak,
  • Bu merkeze giden yolda ve merkez kurulduktan sonra da bizzat merkez vasıtasıyla hemşerileri, kent hakkının kapsamına giren, adalete, kentsel altyapıya, sağlıklı ve güvenli gıda ile yeterli ve sağlıklı içme ve kullanma suyuna, sağlık ve bakım hizmetlerine erişim gibi alanlarda güçlendirmek,
  • Yerel topluluk bağlarını, bireysel kapasiteleri ve bireyleri, kendileriyle aynı yaşam çevresini ve/veya benzer sorunları paylaşanlarla, ortak sorunlara ortak çözümler bulabilmeleri yönünde güçlendirmek suretiyle kentsel deneyime müdahalede bulunmak amaçlanıyor.

“KENT HAKKI” ANLAYIŞI

Bu projenin merkezinde olan kent hakkı fikri, hak literatüründeki –birinci, ikinci, üçüncü kuşak haklar biçimindeki– veri ayrışmanın üstesinden gelip şehre ve şehirdeki hayata odaklanan ve bu üç kuşak hakkı harmanlayan bir yaklaşım sunar. Bu fikir, aynı zamanda, karar alma süreçlerine hemşerilerin katılımını, birlikte yönetim mekanizmalarının oluşturulmasını, yerel demokrasi ve şeffaflığın güçlendirilmesini, eşitsizliklerle mücadele edilmesini öngörür.

Kent hakkı kavramının, ortaya atıldığından bu yana sürekli bir değişim içinde olduğunu görüyoruz. Bu proje ve kurulması öngörülen merkez de kendi özgün anlayışını kurmak üzere yola çıkmakta. Bir başlangıç kavrayışı olarak kent hakkını, hem kent yönetimine katılım ve ortak yaşam alanlarının ortaklaşa yönetimi hem de pratik yerel topluluk temelli çözümler vasıtasıyla, bireysel ve kolektif kapasiteleri geliştirmeyi amaçlayan bir kavram olarak ele almakta.

Bu yaklaşım;

  • her üç kuşak hak kategorisini de kavrayıp kapsar,
  • karar alma süreçlerine demokratik katılımı ve birlikte yönetim pratiklerini özendirir,
  • hemşerilerin adalete erişimini güçlendirir,
  • bireysel ve kolektif kapasiteleri geliştirir,
  • aşağıdan yukarıya çözümler arayışında olur ve
  • hemşerilerin kendi yaşam çevreleriyle şehirlerine müdahale edebilmelerinin önünü açar.

Bu proje, benzeri diğer girişimlerden farklı olarak, dezavantajlı hemşerilerin adalete erişimlerine de odaklanır. Bu çerçevede, bir “toplumsal hukuk eğitimi” kaynağı haline gelmeyi amaçlar. Söz konusu eğitim programı, hemşerilerin konut hakkı, sağlıklı ve yeterli suya, gıdaya, eğitime erişim gibi alanlarda kendi haklarına dair kavrayışını artırmayı ve adalete erişim olanaklarını güçlendirmeyi amaçlar. Bu doğrultuda üreteceği kaynakları ülke çapında ve geniş kesimler için erişilebilir kılmak da merkezin amaçları arasındadır.

PROJENİN GENEL AMAÇLARI

Projenin genel amacı, hak temelli anlayışı esas alarak, Türkiye’de sosyo-ekonomik zorluklarla ve demokratik alanın daralmasıyla karşı karşıya kalan hemşerilerin karar alma süreçlerine etkin ve etkili katılımını, katılım süreçlerinin ötesinde birlikte yönetim pratikleri geliştirmelerini ve adalete erişimlerini desteklemektir. Proje, kentte temel ekonomik, sosyal ve kültürel haklara erişimi olmayan hemşerilere ulaşmayı hedeflemektedir. Akademisyenleri, avukatları ve hemşerileri bir araya getiren İzmir Kent Hakkı Merkezi, kentsel sorunları yeniden düşünmek, özgün ve sürdürülebilir toplum çözümleri geliştirmek için dinamik bir platform oluşturacaktır.

Proje, hemşerilerin kentte barış içinde birlikte yaşama kabiliyetlerini ve kentsel dayanıklılıklarını, bilgi ve haklara erişimlerini geliştirmeleri için güçlendirmeyi, hemşerilerle karşılıklı öğrenme sürecine girmeyi ve hak temelli yaklaşımın dönüştürücü gücünü artıracak bir model geliştirmeyi amaçlamaktadır.

İzmir’in sosyal açıdan karma bir ilçesi olan Karşıyaka’da temelleri atılacak olan program, geleneksel yukarıdan aşağı yönetim yaklaşımına bir alternatif sunmak için saha çalışması, araştırma, eğitim, karşılıklı öğrenme süreçleri ve yerel deneyimleri birleştirecektir.

PROJENİN SPESİFİK HEDEFLERİ;

İzmir Kent Hakkı Merkezi, farklı disiplinlerden gelen ekibinin yetenekleri, yerel düzeydeki bilgi ve şehirdeki demokratik örgütlenmelerin desteğine yaslanarak, dezavantajlı hemşerilerin yaşadığı kolektif sorun ve ihtiyaçlara özel önem vermek suretiyle, kentsel dinamikler ve sosyal sorunlara dönük yeni ve yenilikçi bir anlayış geliştirmeyi amaçlamaktadır.

Proje, biriken ve üretilen bilgiyi çevrimiçi ve basılı materyaller aracılığıyla yaygınlaştıracak, bu materyaller politika üreticiler, akademisyenler ile İzmir ve ötesinde geniş bir topluluk için erişilebilir bir kaynak haline gelecektir.

İzmir Kent Hakkı Merkezi, araştırma ekibinin çalışmalarından yararlanarak, hemşerilerin haklara erişimini kolaylaştırmayı, yerinden yönetime etkin ve etkili katılımlarını teşvik etmeyi, ortak yaşam çevresini ortaklaşa yönetmek için hak arama bilincini geliştirmeye yönelen özgün bir eğitim programı oluşturmayı hedeflemektedir.

Projedeki eğitimcilerin ve hukukçuların yardımıyla yeni beceri ve stratejiler geliştirilecektir. Yerinden edilme, kentsel dönüşüm, ekonomik zorluklar, gıda ve eğitime erişim gibi alanlarda yaşanan sıkıntılarla mücadele etmeye yönelik çözüm önerileri, birlikte geliştirilecektir. Ayrıca, insan haklarına ve hak temelli yaklaşıma dair farkındalıklarını güçlendirmek amacıyla, belediye çalışanları, yerel karar alıcılar ve proje ortakları için özel programlar tasarlanacaktır.

Program, yerel sorunlara yerel düzeyde somut çözümler geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu çerçevede, hakları ve haklara erişimi tehdit eden temel sorunları ele almak için özgün çözümler üreten kişi, kurum ve oluşumlar da desteklenecektir.

Ortak kullanım alanları, kent bahçeleri ve bostanları, farklı kuşaklardan hemşerilerin bir araya gelip üretim yaptığı örgütlenmeler gibi girişimler, hemşeriler arasındaki yerel bağların güçlenmesi ve sosyal sorunlara sürdürülebilir çözümler üretmek için teşvik edilecektir. İlk sonuçlar iki yıllık programın sonunda somut hale gelirken, yerel girişimlerin etkisinin sonraki yıllarda da artarak devam etmesi arzulanmaktadır.

Programın en yenilikçi hedefi, kent hakkının kapsamına giren temel meselelerde öncü bir “toplumsal hukuk eğitimi” kaynağı ve bizzat hemşerilerin üreteceği çözümler için tamamlayıcı bir kaynak geliştirmek olacaktır. Proje, ülke düzeyinde benzer girişimleri ve programları özendirmeyi de amaçlamaktadır. Aynı şekilde, projede geliştirilen hukuksal ve pratik kentsel çözümlerin başka şehirlerdeki diğer kentsel projelere örnek olması arzu edilmektedir.

ÖNGÖRÜLEN FAALİYETLER

Proje amaçlarına ulaşmak için iki ana birim örgütlenmiştir: Eğitim ve Savunuculuk Birimi ile Araştırma ve Topluluk Çözümleri Birimi. Bu birimlerin hedefi hemşerilere kendileri, aileleri ve komşuları için değerli sonuçlar yaratabilmeleri için araçlar sunmaktır. Merkezin yukarıda özetlenen hedeflerine ulaşmak için bu birimler iş birliği içinde çalışacaktır. Araştırma ve topluluk çözümleri birimi sorunları analiz ederek hemşeri girişimlerini desteklerken, eğitim ve savunuculuk birimi güçlendirici hukuk eğitimlerine, destek programlarına ve hak arama bilincinin yaygınlaştırılmasına odaklanacaktır.

Hemşeri grupları ve çeşitli yerel örgütlenmelerle buluşmak, Merkezin, yerleşik kavramları olduğu gibi benimsemekten kaçınarak ve yerel düzeyde yurttaşların rehberliğine daha çok alan açarak, aşağıdan yukarıya bir yaklaşım benimsemesine olanak sağlayacaktır. Proje ekibi, hak arama ve hukuk alanındaki çeşitli eğitim ve savunuculuk gereksinimlerini ve temel kentsel sorunları ayrıntılı olarak anlamak ve analiz etmek için bu kesimlere ulaşacaktır. Böylece, Merkez halkı dinleyecek, bu kesimlerin gündelik deneyimini öğrenecektir. Bu buluşmaların sağladığı bilgiler, toplumsal hukuk eğitimi kaynakları ve kentsel çözümler için bir çerçeve çizmek amacıyla analiz edilecektir.

Bahsi geçen iki birimin faaliyetleri aşağıdaki gibidir:

Eğitim ve Savunuculuk Birimi: Yurttaşı güçlendirmeye dönük kent hakkı bilgi ve kaynaklarını üretmek, hukukî mücadele araçlarını geliştirmek, bu kaynaklarla araçları yaygınlaştırmakla görevlidir. Bu amaçlarla avukatlar, akademisyenler ve ilgili sivil toplum örgütlerinin desteğine de başvurur. Birim, amaçları doğrultusunda şunları yapacaktır:

a) Erişilebilir Toplumsal Hukuk Eğitimi materyallerini Türkçe ve ilgili diğer dillerde çevrimiçi ve matbu formlarda üretmek ve dağıtmak,

b) Dezavantajlı yurttaşlara ulaşmak ve hakları konusunda bilgilendirmek için sahada bilgilendirme oturumları düzenlemek,

c) Belediye ile yakın iş birliği içinde belediye personeli ve STK’lar için eğitimler düzenlemek,

d) Merkezin amacı kapsamındaki haklar konusunda politika üretenlerin farkındalığını artırmak ve yurttaşları kentsel sorunlara çözümler geliştirmede aktif rol almaya cesaretlendirmek üzere danışmanlık yapmak.

Araştırma ve Topluluk Çözümleri Birimi: Bu birim, belirlenen sorunları ele almak üzere veri bilimcileri, kent sosyologlarını, antropologları, hukukçuları, mimarları ve şehir plancılarını bir araya getiren disiplinler arası bir çekim merkezi olacaktır. Araştırma; barınma, gıda ve eğitim gibi kent hakkıyla ilgili temel toplumsal sorunlara odaklanacaktır. Bu birim aynı zamanda yerel düzeyde halkın karşılaştığı en acil sorunlara özgün ve sürdürülebilir çözümler geliştirmek için hemşerilerle birlikte çalışacaktır. Bu doğrultuda birim şunları yapacaktır:

a) Saha çalışmasının kapsamını ve yöntemini belirlemek, saha çalışmasının pratik ihtiyaçlarını saptamak ve bunları hayata geçirmek,

b) Sahada toplanan veriyi ve kentin sosyo-ekonomik dokusu hakkında mevcut diğer kaynakları analiz etmek,

c) Eğitim ve savunuculuk biriminin çalışmasına katkıda bulunacak ve yerel yönetim kurumları, akademisyenler ve STK’lar için kaynak teşkil edecek basılı ve çevrimiçi kaynakları (bilgi notları, makaleler) geliştirmek,

ç) Kent hakkı alanında, ulusal ve uluslararası düzeydeki araştırma kurumları ve STK’lar ile iş birliği kurmak ve geliştirmek,

d) Merkezin desteklediği yerel girişimlerin etki ve sonuçlarını izlemek,

e) Düzenli temas ve toplantılar aracılığıyla bir yerel aktörler ağı oluşturmak,

f) Diğer kolektif oluşumlarda biriken deneyimleri de dikkate alarak, yerel düzeyde yurttaşların karşılaştığı sorunları ele almak üzere strateji ve çözümler geliştirmek,

g) Hemşerilerin gereksinim ve taleplerini merkeze alacak biçimde katılımcı karar alma süreçleri ve birlikte yönetim mekanizmaları geliştirmek,

ğ) Kooperatifler, ortak bahçeler, mutfaklar gibi yerel kolektif girişimlere mali ve lojistik destek sağlamak,

h) Hem bilgi ve deneyim paylaşımı hem de topluluk çözümlerinin sürdürülebilirliği ve yaygınlaştırılmasını güvenceye almak için Türkiye’deki ve yurtdışındaki diğer girişimlerle bağ kurmak.

Kent Hakkı Merkezi, bu iki birimin bütüncül bir yaklaşımla çalışması üzerine inşa olacaktır. Bir taraftan, yasal çözümler ve toplumsal hukuk eğitimi materyalleri geliştirilip dağıtılacaktır. Bu materyaller ayrıca, referans web sayfası, el ilanları, görsel işitsel yayınlar ve diğer çeşitli iletişim araçları aracılığıyla yurttaşları ülke çapında güçlendirmeyi hedefleyen daha geniş kampanyalara uyarlanacaktır. Diğer taraftan, kentsel çözümler ve ilgili malzemeler projenin öznesi olan kesimlerle birlikte geliştirilecek ve tartışılacaktır. Bu süreç, ülke çapında diğer yerel topluluklar ve belediyeler için aktarılabilir materyal üretmek üzere kaydedilecektir. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karşıyaka Belediyesi ve İzmir Barosunun desteği, topluluk çözümlerini sahada uygulamak, toplumsal hukuk eğitimi materyallerini şehir genelinde dağıtmak ve farklı toplumsal hukuk eğitimi programları geliştirmek açısından paha biçilmez olacaktır. Merkez ayrıca hukuk öğrencilerini bu deneyimi gözlemleme ve öğrenmeye davet edecektir.

Bu temel faaliyetlerin yanı sıra, proje yönetimi, izleme ve değerlendirme faaliyetleri yüksek standartların geliştirilmesinde ve proje sonuçlarının sürekli değerlendirilmesinde önemli bir rol oynayacaktır. Her birimin kendi içinde ve iki birim arasındaki iletişim, birimlerin ulaştığı başarı ve zorlukların tartışılacağı düzenli toplantılarla güçlendirilecektir.

NEDEN KARŞIYAKA?

Karşıyaka göç almış olan pek çok diğer şehirde gördüğümüz bir model sunar: Kıyı şeridini işgal etmiş olan varsıl mahalleler ile onlara komşu iç kısımlarda, soylulaştırma tehdidiyle yaşayan düşük gelirli aileler. Belediyenin sınırları içinde, gösterişli kapalı sitelerin arasına sıkışmış bulunan bir gecekondu mahallesi (Cumhuriyet), kayda değer bir nüfusu barındırmaktadır. Bu gibi yoksul ve yoksun kesimlere odaklanmak, benzeri diğer yerleşimlere de aktarılabilir bir deneyimi inşa etmek için değerli bir fırsat sunacaktır. Öte yandan, Karşıyaka Belediyesi, Belediye ile İzmir Barosu iş birliğiyle kurulmuş bulunan bir “İnsan Hakları Birimi”ne sahiptir. Yerel siyasetçiler insan hakları meselelerine ve hemşerilerin kamuyu ilgilendiren işlere katılımına duyarlıdır. Dolayısıyla, bu projeyi ve devamlılığını desteklemeye istekli olacakları öngörülmektedir.

BİR KENT HAKKI MERKEZİNE OLAN İHTİYAÇ

Demokratik istikrarsızlıkla karşı karşıya bulunan bir ülkede kurulması öngörülen bu merkez, sesleri yeterince işitilmeyen ve adalete erişim, konut hakkı, kendi geçimini sağlama hakkı, karar alma süreçlerine katılım hakkı gibi en temel haklardan istifade etmeleri engellenmiş bulunan kesimleri güçlendirmek suretiyle aşağıdan yukarıya doğru çözümler üretme arayışındadır. Proje, sorunları çözmek için yukarıdan aşağıya doğru bir yaklaşım sunmak yerine, yerel düzeye ve farklı yaş gruplarından, kültürlerden ve geçmişlerden gelen hemşerileri güçlendirmeye odaklanır. Bu projeyle birlikte kurulması planlanan Merkez, yerel ihtiyaçları saptamak ve dezavantajlı grupların ortak sorunlarına yaygınlaştırılabilir çözümler geliştirmek üzere, kendisini sivil toplum, hemşeriler ve hukukçuların arasında bir noktada konumlandırır.

ŞEHİRLERARASI BAĞLANTILAR VE YAYGINLAŞTIRILABİLİR DENEYİMLER

Hak mücadelelerinin çeşitli baskı mekanizmalarıyla karşı karşıya kaldığı Türkiye’de, kurulacak olan bu Merkezin yöntemlerinin yenilikçi olması beklenmektedir. Kent Hakkı Merkezi deneyiminin kendisi kadar bu yöntemlerin, araçların, yaratıcı çözümlerin de diğer şehirlere kolayca aktarılabilir olması istenmektedir. Bir başka deyişle, proje yerel düzeyde bir deneme olmakla ve yerel düzeyden öğrenmekle beraber, üreteceği çözümlerin ülke çapında yaygınlaştırılabilir çözümler olması amaçlanmaktadır. Toplumsal hukuk eğitimi araçlarının, hak temelli güçlendirme çalışmalarının, eğitsel faaliyetlerin ve karşılıklı öğrenme süreçlerinin, dezavantajlı yerel toplulukların ülke çapında güçlenmesine katkıda bulunması ve ortak sorunlara getirilecek kolektif kentsel çözümlerin de küresel çapta uygulanabilir deneyimler üretmesi beklenmektedir.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK VE KALICILIK

Bu programın uzun vadeli sonucu, temel haklar konusunda bir toplumsal hukuk eğitimi paketinin ve el kitabı gibi basılı materyallerin geliştirilmesi yoluyla bilginin kamusallaştırılması olacaktır. Bu kaynaklar, adalete erişim için araçlar oluşturarak demokratik tartışmalara katılımı ve birlikte karar alma süreci için gerekli altyapıyı sağlayacak, şehirdeki dezavantajlı toplulukları güçlendirecektir. Bu nedenle mevzuat değiştikçe basılı materyalin güncellenmesi ve söz konusu kaynakların uzun vadede güncel tutulması önemlidir.

Yukarıda da bahsedildiği gibi bu proje, İzmir Barosu’nun İzmir İnsan Haklarının Başkenti Vizyon Belgesi ve Protokolü’nü imzalayan İzmir Büyükşehir Belediyesi için geniş bir etkiye sahip olacak; Karşıyaka Belediyesi’nde kurulan İnsan Hakları Birimi için de güçlendirici olacaktır. Belediyelerin bu girişimlerinin, projenin kurumsal sürdürülebilirliğine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Merkezin iki yıllık dönem sonunda elde ettiği başarıların İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Karşıyaka Belediyesi tarafından desteklenmesi ve bu iş birliğinin devamlılığı beklenmektedir. Öte yandan, bu amaçla, Avrupa Birliği Delegasyonu hibeleri gibi diğer fon kaynakları için de başvurular yapılabilir.

Projenin, birlikte karar verme ortamını yaratma yoluyla hemşerilerin temel ihtiyaçlarına cevap verebilme kabiliyeti nedeniyle yerel olarak kuvvetli bir biçimde sahiplenilmesi beklenmektedir.  Proje, ortak sorunları çözmek için birlikte müdahalelerde bulunan güçlenmiş topluluklar yaratmayı hedeflediğinden, yerel aktörler iki yıllık dönemde edinilen bilgi birikiminin aktarılmasında önemli bir role sahip olacaklardır.

Merkez, kent hakkının ulusal düzeyde araştırılması, eğitimi ve uygulanması için uygun bir platform haline gelecektir. Bu proje, hemşerilerin, STK’ların ve belediyelerin iş birliği halinde kentsel yaşamla ilgili, kolayca aktarılabilir ve dönüştürücü bilgiler ürettiği; bütün ülke için bir deneyim merkezi olacaktır. Kent Hakkı Merkezi’nin ulusal düzeyde bir ağ geliştirmesi, projenin sürdürülebilirliği için hayati önem taşımaktadır. Proje sayesinde ortak karar alma mekanizmalarının kurgulanması da yaygınlaşacaktır.

İZLEME, DEĞERLENDİRME VE ÖĞRENME

Merkez’in, Eğitim ve Savunuculuk Birimi ile Araştırma ve Topluluk Çözümleri Birimi, birbirlerini destekler ve birlikte hareket ederler. Birbirlerinin çalışmalarını aktif biçimde izlerler. Ulaşılan sonuçlar bütün proje ekibince değerlendirilir. Değerlendirme raporları aylık olarak hazırlanır. Kullanılan metodoloji ve faaliyetlerin başarı ve sınırlarını değerlendirmek üzere, proje kapsamında kullanılacak çeşitli değerlendirme ölçütleri hazırlanacaktır. Değerlendirme amacıyla kullanılacak göstergeler arasında şunlar bulunmaktadır:

  • Atıf dizinleri aracılığıyla izlenen araştırma çıktılarının sayı, kalite ve etkisi,
  • Yerel topluluk tarafından kaynakların kullanımı, çevrimiçi danışma sayısı ve sayfa tıklamaları,
  • Katılımcıların sayısı, cinsiyet dengesi ve sosyo-ekonomik arka planlarının analizi ile izlenen bilgilendirme ve eğitim oturumlarının kapsayıcılığı,
  • Her eğitim sonunda dağıtılan değerlendirme formları ile ölçülen, bilgilendirme ve eğitim oturumlarına katılanların memnuniyeti,
  • Her bir eğitim döngüsü sonunda dağıtılan değerlendirme formları ile ölçülen eğiticilerin memnuniyeti,
  • Merkez’in teşvik ettiği katılımcı yöntem ve reformların yerel yöneticiler tarafından benimsenmesine dair ölçütler
  • Program süresince geliştirilen ve saha gözlemleri, hemşeri görüşmeleri ve toplumun çabasıyla erişilen yeni mal ve/veya hizmetler aracılığıyla değerlendirilen topluluk girişimlerinin sayı, kapsam ve etkisi.

Bu değerlendirmelerin sonuçları analiz edilerek yılda iki kere yapılacak toplantılarla tüm proje ekibine iletilecek ve beklentilerle karşılaştırılacaktır. Her birim bu bilgileri, yöntemlerini ve hedeflerini geliştirmek ve/veya gözden geçirmek için kullanacaktır.

Programın finansal kaynaklarının kullanımını ve ulaştığı sonuçları değerlendirmek üzere programın bitiminde uzman bir firma tarafından dış denetim de yapılacaktır. Denetim CDPR ve İDA tarafından kendi oluşumlarının güçlü ve zayıf yönlerini değerlendirmek ve programın devam aşamalarına karar vermek için kullanılacaktır.

Bu iç ve dış değerlendirme ve izleme süreçleri, programın gerektirdiği ara ve nihai raporların yanı sıra hibe anlaşmasında belirtilen diğer raporlama faaliyetlerini de içerecektir.

Font boyutlandır
Kontrast
İzmir Kent Hakkı Merkezi