Kent Hakkı Okumaları 16

Kent Hakkı Okumaları grubu 1 Haziran 2022 Çarşamba akşamı 16. ve şimdilik son kez çevrimiçi olarak buluştu. Okuma grubunun katılımcılarının yaz aylarında grubun devamıyla ilgili olarak da düşünmeleri ve bu etkinliğin devamından yana olanların dilerlerse Eylül ayından itibaren girişimde bulunup süreci örgütlemeleri kararlaştırıldı.     

16. ve son buluşma, Ayten Alkan’ın derlemiş olduğu ve 2009 yılında Varlık Yayınlarınca basılan Cins Cins Mekân kitabının hikayesi üzerine bir sohbetle başladı. Ayten, bu derlemede, doktorasını tamamladığı 2003 yılıyla 2008 yılı arasında, toplumsal cinsiyet merceğinden mekâna dair yapılmış olan çalışmaları bir araya getirmek amacını taşımış olduğunu, makalelerden kimilerinin talep üzerine yazıldığını, o dönem için bu problematiğe sahip çalışmaların son derece sınırlı olduğunu aktardı. Derlemenin hazırlandığı dönemde, mekân teorisi üzerine Türkçe’ye çevrilmiş teorik kaynakların da oldukça sınırlı olduğu not edildi. Toplumsal cinsiyet teorisinin de toplumsal mekân teorisinin de ortaya çıktığı yılların hemen hemen aynı yıllar olmasının anlamı üzerinde duruldu. Derlemede yer alan, Levent Şentürk imzalı Eril Kente Dönüş metninden yola çıkarak, “eril mekân” tartışması bağlamında, özellikle mimarlık literatüründe modernleşmeci, verimlilik ve işlev esasına dayanan bakış açılarının hakim konumunun altı çizildi ve mimarlık ile toplumsal cinsiyet arasındaki ilişkilere dair çalışmaların da henüz çok doyurucu bir düzeye ulaşmadığından bahsedildi.
Henri Lefebvre’in mekân ve kent mekânı üzerine teorik metinlerinin eleştirel feminist mekân kuramını destekleyici pek çok iç görüye sahip olduğunu dillendirildi.  Bu bağlamda, soyut mekân çerçevesinde fallik karakteristiğe Lefebvre’in vurgusu anımsatıldı ve dikeyliğin cinsiyetli / fallokratik mekânın göstergelerinden biri olduğunun altı çizildi.
Öte yandan, grup katılımcılarından Emet Değirmenci, bazı ekolojik uygulamalar ve alan kullanımı açısından dikeyliğin anlamlı olabileceğini öne sürdü. Özellikle kentsel merkezlere yönelik birtakım iyileştirici ekolojik uygulamaların geliştirilmesi gerektiğini söyledi ve kent bostanlarını, yenebilir peyzajları, dikey bahçeleri, bunlara örnek olarak verdi. Bookchin’den hareketle, daha eşitlikçi ve katılımcı belediye modellerine de vurgu yaptı. Portland’da belli bir mücadelenin sonucu olarak ortaya çıkan The City Repair Project‘i dikkatlerimize sundu.   
Font boyutlandır
Kontrast
İzmir Kent Hakkı Merkezi